Yargı süreçlerinin hızlandırılması, hak arama hürriyetinin güçlendirilmesi ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarına uyum sağlanması amacıyla hazırlanan 12.Yargı Paketi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmıştır. Yasama sürecinde yapılan görüşmeler doğrultusunda teklifteki bazı maddeler metinden çıkarılmış, bazı yeni hükümler eklenmiş ve nihai metin şekillenmiştir. Nihai Kanun metni Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu bilgi notunda yer alan düzenlemeler, müvekkillerimizin iş süreçlerini ve hukuki uyuşmazlıklarını doğrudan etkileyen “Öne Çıkan Hususlar” ve “Diğer Düzenlemeler” başlıkları altında gruplandırılarak sunulmuştur.
Kanun metnine https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-1.htm uzantısından ulaşabilirsiniz.
I. ÖNE ÇIKAN HUSUSLAR
A. İcra, İflas ve Satış Usulleri
| Madde No | Hangi Kanunda Değişiklik | Değişiklik Türü | Değiştirdiği Madde | Değişikliğin İçeriği | Değiştirilme Nedeni | Etkisi | Yürürlük Tarihi |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | İcra ve İflas Kanunu (2004 S.K.) | Fıkra Ekleme ve Bent Değişikliği | Madde 114 (2. fıkra ve 7. fıkra 6, 8, 9 numaralı bentler) | İlan ve zamanlama usulünü düzenleyen 114/2. fıkraya, miras yoluyla intikal eden taşınmazların satışında birinci artırmanın sadece malik mirasçılar arasında yapılması kuralı eklenerek satış takvimi ve katılım şartı mirasçılar lehine daraltılması teklif edilmiştir. Miras taşınmazlarında ilk açık artırmanın %100 bedelle sadece mirasçılar arasında yapılması sağlanır. Ortaklığın giderilmesi ihalelerinde pay sahiplerinin teminatsız ihaleye girme imtiyazı kaldırılması teklif edilmiştir; böylece Hazineye tüm ihalelerde teminat muafiyeti tanınmış olur. Eski düzenlemede tüm ihaleler için geçerli olan %50 muhammen kıymet taban sınırı, miras yoluyla intikal eden taşınmazlardaki birinci açık artırmalarda %100 muhammen kıymet olarak güncellenmesi teklif edilmiştir. 9 numaralı bendinde yapılan teklif ile ihalenin kötü niyetle sabote edilmesini engellemeye yönelik caydırıcı mali yaptırımlar getirilir: i. Genel Satışlar: İhale bedelini süresinde yatırmayan alıcının teminatı irat kaydedilerek satış masraflarına mahsup edilir ve ihale bedeli üzerinden %5 idari para cezası uygulanır. ii. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu): İhaleyi kazanan paydaş bedeli yatırmazsa, yatırdığı teminat satış masrafları düşüldükten sonra diğer paydaşlara hisseleri oranında dağıtılır ve ayrıca %5 idari para cezasına hükmedilir. iii. Alacaklıların Alıcı Olması: İhaleyi kazanan alacaklı bedeli yatırmazsa, teminatın yanı sıra muhammen bedelin %10’u oranında alacağından mahsup yapılır ve ihale masrafları bizzat alacaklının üzerinde bırakılır. | İhale sürecini kötüniyetli tekliflerle sabote eden paydaşları engellemek, miras kalan malın ucuza üçüncü kişilere gitmesini önlemek, ihalenin iptali nedeniyle sürecin uzamasını engellemek ve kamu kaynaklarını/yargı mekanizmasını korumak. | Kötüniyetli ihaleye girip bedel ödememe suistimalleri ağır yaptırımlarla (%5 ceza + teminatın yanması) engellenir. Mirasçılar malı %100 değerinde öncelikle kendi aralarında koruma imkânı bulur. İhale süreçlerinin güvenirliği artar. | Yayım tarihinde (Yürürlükten önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmaz, eski hükümler devam eder.) |
| 11 | Türk Medeni Kanunu (4721 S.K.) | Değişiklik | 440 | Taşınır malların satışının, vesayet makamının talimatı doğrultusunda “UYAP’a entegre elektronik satış portalı” üzerinden yapılması kurala bağlanması teklif edilmiştir. | Kısıtlının menfaatinin korunması, fiziki yer kısıtlamasının kaldırılması ve rekabetçi bir ortamda malın en yüksek değerden satılmasının sağlanması. | Satış süreçlerinin dijitalleşmesi, daha geniş bir katılımcı kitlesine ulaşılması ve satış işlemlerinin şeffaflaştırılması sağlanır. | Yayım tarihinden itibaren üç ay sonra (Yürürlükten önce ilanı yapılmış satışlarda eski hükümler uygulanmaya devam eder.) |
| 12 | Türk Medeni Kanunu (4721 S.K.) | Değişiklik | 444 | Taşınmaz satışı tamamen elektronik ortama taşınması teklif edilmiştir. | Kısıtlının menfaatini en üst düzeyde korumak için taşınmazın rekabetçi bir ortamda, fiziki sınırları aşarak en yüksek değerle satılmasını sağlamak. | Satış süreçlerinin dijitalleşmesi ile şeffaflığın artması, satışa katılımın kolaylaşması ve satışın en yüksek değer üzerinden gerçekleştirilmesi sağlanır. | Yayım tarihinden itibaren üç ay sonra |
B. Faiz ve Tazminat Hesabı Usulleri
| Madde No | Hangi Kanunda Değişiklik | Değişiklik Türü | Değiştirdiği Madde | Değişikliğin İçeriği | Değiştirilme Nedeni | Etkisi | Yürürlük Tarihi |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 10 | Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (3095 S.K.) | Değişiklik | 1 | Sabit faiz oranından değişken reeskont odaklı sisteme geçilmesi teklif edilmiştir. Yıllık %12 sabit oran yerine, TCMB reeskont oranının %80’i esas alındı. 6 aylık periyotlarla (30 Haziran’da) reeskont oranındaki 5 puanlık değişimlere göre faizin güncellenmesi öngörülmüştür. | Anayasa Mahkemesi’nin, mevcut sabit faiz sisteminin paranın değer kaybını telafi etmemesini mülkiyet hakkına aykırı bulması (E: 2024/24, K: 2025/164). | Enflasyonist ortamda alacaklının korunması, alacaklı-borçlu menfaat dengesinin kurulması ve faiz oranlarının piyasa gerçeklerine göre periyodik olarak güncellenebilir hale gelmesi sağlanır. | Yayım tarihinde |
| 18 | Türk Borçlar Kanunu (6098 S.K.) | Ekleme | 55 | Teklif ile tazminat hesaplamalarında “bilinen” ve “bilinmeyen” dönem ayrımı yapılarak geleceğe dair varsayımsal kazançlar için faizin olay tarihi yerine karar tarihinden başlatılması esası getirilmiştir. Ayrıca, tahkikat aşamasına kadar yapılan ödemelerin, toplam tazminattan oransal olarak mahsup edilmesi yöntemi zorunlu tutularak uygulama birliği sağlanması hedeflenmiştir. | Geleceğe yönelik varsayımsal kazançlara olay tarihinden faiz işletilmesinin tazminat yükünü orantısız ağırlaştırması ve mahsup işlemlerindeki uygulama birliği eksikliği. | Tazminat borçlusunun faiz yükü rasyonelleşir; tahkikat sürecinde bilirkişi raporu ihtiyacı azalarak yargılamanın hızı ve hukuki öngörülebilirlik artar. | Yayım tarihinde (Sadece yürürlükten sonra meydana gelen haksız fiiller/olaylar için geçerlidir.) |
C. Hukuk Muhakemeleri ve Dava Usulleri (HMK Değişiklikleri)
| Madde No | Hangi Kanunda Değişiklik | Değişiklik Türü | Değiştirdiği Madde | Değişikliğin İçeriği | Değiştirilme Nedeni | Etkisi | Yürürlük Tarihi |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 19 | Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 S.K.) | Kaldırma | 107 | HMK sisteminde yer alan “Belirsiz Alacak Davası” müessesesinin hukuk düzeninden tamamen çıkarılması teklif edilmiştir. | Uygulamadaki tereddütler, yargılamaların uzaması ve Anayasa Mahkemesi’nin hak arama hürriyetine ilişkin ihlal kararları; ayrıca 109. maddeye eklenen yeni haklarla bu ihtiyacın kısmi dava yoluyla karşılanabilecek olması. | “Belirsiz alacak davası” açma imkânı son bulur; dava açma stratejileri “kısmi dava” üzerinden, zamanaşımı güvencesiyle yeniden yapılandırılır. | Yayım tarihinde (Yürürlükten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder.) |
| 20 | Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 S.K.) | Ekleme | 109 | Teklif ile kısmi davada alacak artırımı “ıslah” zorunluluğundan çıkartılmış ve artırılan kısım için zamanaşımının davanın en başından (dava tarihinden) itibaren kesilmesini sağlanmıştır. | AİHM ve AYM kararları doğrultusunda, alacağın kalan kısmı için zamanaşımının işlemesi nedeniyle oluşan “mahkemeye erişim hakkı” ihlallerini gidermek ve belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla doğan boşluğu doldurmak. | Davacıya, ıslah külfeti altına girmeden talebini artırma güvencesi sunulur; zamanaşımı riskini ortadan kaldıran daha etkin bir hukuki koruma kalkanı oluşturulur. | Yayım tarihinde |
| 21 | Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 S.K.) | Ekleme | 147 | Duruşma günleri arasında belirlenebilecek süreyi kural olarak 3 ay ile sınırlanması teklif edilmiştir. | Adil yargılanma hakkının bir gereği olan “makul sürede yargılanma” ilkesini hayata geçirmek, yargılamayı hızlandırmak ve usul ekonomisini sağlamak. | Duruşma ertelemelerinde keyfiliği önleyen somut bir süre sınırı getirilmiş olur; hakimin gerekçelendirme yükümlülüğü ile denetim mekanizması güçlendirilir. | Yayım tarihinde |
| 22 | Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 S.K.) | Ekleme | 149 | SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile duruşmaya katılanların, “tasarruf işlemi” (ikrar, feragat, sulh vb.) niteliğinde olmayan beyanları için elle atılan imza zorunluluğunun kaldırılması teklif edilmiştir. | Fiziksel mesafe ve coğrafi engellerin mahkemeye erişimi zorlaştırmasını engellemek; dijital katılımı, iradi beyan (imza) gerektirmeyen işlemler için kolaylaştırmak. | Duruşmalara uzaktan katılım pratikleştir; noter veya mahkeme huzurunda fiziki imza zorunluluğu sadece “tarafların üzerlerinde serbestçe tasarruf edemedikleri” haklar için sınırlı tutulur. | Yayım tarihinden itibaren üç ay sonra |
| 23 | Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 S.K.) | Değişiklik | 166 | Birleştirme kararının ilk davaya bakan mahkemeyi bağlaması için kararın “kesinleşmiş olması” şartını getirilmesi teklif edilmiştir. | Anayasa Mahkemesi’nin “kanuni hâkim” ilkesine aykırı bularak iptal ettiği düzenlemeyi (doğrudan bağlayıcılık) hukuki denetime uygun hale getirmek. | Birleştirme kararlarına karşı istinaf yolu açılarak tarafların denetim mekanizmalarını işletmesi sağlanır; mahkemeler arası yetki ve görev çatışmasında hukuki güvenlik artırılır. | Yayım tarihinde |
| 24 | Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 S.K.) | Değişiklik | 168 | Birleştirme kararlarına karşı, esas hükmü beklemeden müstakilen istinafa başvurabilme imkânı getirilmesi öngörülmüştür. | 166. maddede yapılan (AYM iptal kararı kaynaklı) değişiklikle uyum sağlamak ve birleştirme kararlarının yargısal denetimini kolaylaştırmak. | Birleştirme kararları üzerinde doğrudan bir denetim mekanizması oluşturulur; hatalı birleştirme kararlarının yargılamayı uzatması riski müstakil istinaf yoluyla engellenir. | Yayım tarihinde |
| 25 | Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 S.K.) | Ekleme | 362 | Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından istinafın kabulü ile “yeniden esas hakkında” verilen kararların, parasal sınırın üzerinde olması şartıyla temyiz edilebilir olması teklif edilmiştir. | Anayasa Mahkemesi’nin “hükmün denetlenmesini talep etme hakkına ölçüsüz sınırlama” getirdiği gerekçesiyle verdiği iptal kararını karşılamak ve hak arama hürriyetini güvenceye almak. | BAM’ın ilk elden verdiği nihai kararlar için kanun yolu denetimi (temyiz) açılır; kesinlik sınırı ilk derece mahkemeleri ile uyumlu hale getirilmiş olur. | Yayım tarihinde |
D. İdari Yargı Usulü
| Madde No | Hangi Kanunda Değişiklik | Değişiklik Türü | Değiştirdiği Madde | Değişikliğin İçeriği | Değiştirilme Nedeni | Etkisi | Yürürlük Tarihi |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 4 | Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun (2576 S.K.) | Değişiklik | 7. madde | Tek hâkimle görülecek dava sınırını parasal olarak artırılması (25.000 TL -> 486.000 TL) ve tek hâkimin yetkisine giren dava türlerini genişletilmesi teklif edilmiştir: 486.000 TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları. Disiplin cezaları (uzaklaştırma/ilişik kesme hariç), not tespiti, yurt, kredi ve burs davaları. Geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri. Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları. Üyelere verilen disiplin cezaları (mesleki faaliyeti engelleyenler hariç). 2022 sayılı Kanun’dan (65 yaş aylığı) doğan davalar. | Yargılamanın hızlandırılması; heyet incelemesi gerektirmeyen uyuşmazlıkların tek hâkimle çözülerek iş yükünün dengelenmesi. | İdare mahkemelerinde tek hâkimin baktığı dava hacmi ve türleri arttırılır; heyet mahkemelerinin yükü hafifletilir. | Yayım tarihinde (Sadece yürürlük tarihinden sonra açılan davalar için geçerlidir.) |
| 5 | İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577 S.K.) | Değişiklik | 45 | İstinaf merciinin gerekçe düzeltme yetkisinin genişletilmesi ve dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderme sebeplerinin netleştirilmesi teklif edilmiştir: Hatalı gerekçeli kararların kaldırılması yerine, gerekçenin düzeltilerek reddi sağlandı. Görevsizlik/yetkisizlik/yasaklı hakime ek olarak; usuli nihai kararlar, yanlış hasım, eksik hüküm ve dilekçe reddi eksiklikleri iade kapsamına alındı. Keşif/bilirkişi ve duruşma eksikliklerini istinaf merciinin kendisinin gidermesine imkan tanındı. | Uygulamadaki tereddütleri gidermek, usul ekonomisini sağlamak ve “geri gönderme”yi istisnai bir yol haline getirmek. | Karar sonucu doğru ise gerekçe düzelterek onama; usuli eksikliklerde iade veya doğrudan giderme yoluyla daha etkin bir istinaf süreci. | Yayım tarihinde (Sadece yürürlükten sonra verilen kararlar için geçerlidir; önce verilenlerde eski hüküm sürer.) |
| 6 | İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577 S.K.) | Silme ve Ekleme | 46 | Temyiz yolu “konu” kısıtlamasından çıkarıp “yargısal işlem” bazlı bir sisteme taşınması teklif edilmiştir: • Yeni Kural: Listedeki konulara bakılmaksızın, BİM’in kaldırma kararı üzerine yeniden hüküm kurduğu tüm kararlar kural olarak temyize açılacak. • İstisnalar: Tek hâkimli davalar ile çiftçi malları, zilyetlik, yabancılar ve sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar temyiz kapsamı dışında tutulacak. • Mülga: Genel temyiz yolu açıldığı için parasal sınıra dayalı (c) bendi kaldırılacak. | Anayasa Mahkemesi’nin “BİM’in kaldırma üzerine verdiği kararlara karşı temyiz yolunun kategorik olarak kapatılmasının, hükmün denetlenmesini talep etme hakkını ihlal ettiği” yönündeki kararına uyum sağlamak. | BİM’in ilk derece mahkemesi yerine geçerek yeni bir hüküm kurması durumunda, bu hüküm Danıştay denetimine açılır; ancak makul sürede yargılanma ve iş yükü için belirli basit işlerde temyiz yolu kapalı kalır. | Yayım tarihinde |
II. DİĞER DÜZENLEMELER
A. Ceza Muhakemesi ve Ceza Hukuku
| Madde No | Hangi Kanunda Değişiklik | Değişiklik Türü | Değiştirdiği Madde | Değişikliğin İçeriği | Değiştirilme Nedeni | Etkisi | Yürürlük Tarihi |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 14 | Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 S.K.) | Değişiklik ve Ekleme | 80 | Genetik verilerin sadece bir dosyada bulunması yerine, “kimlik bilgilerinden arındırılmış” ve merkezi “mahsus bir sisteme” kaydedilmesinin zorunlu hale getirilmesi teklif edilmiştir. Daha önce sadece “derhal yok edilir” şeklindeki belirsiz ve kısa sürecin, beraat/takipsizlik ile mahkûmiyet/düşme ayrımına göre iki farklı imha prosedürüne (derhal veya 20 yıl sonra) bağlanması öngörülmüştür. İlgili kişiye, verinin saklanmasını gerektiren amaç ortadan kalktığında veya haklı bir neden oluştuğunda, hâkimden verilerin silinmesini bizzat talep etme hakkı (yeni bir usul) getirilmesinin düzenlenmesi istenmiştir. Teklifle verilerin hangi amaçla ve kimin kararıyla kullanılabileceği sınırlanmış; savcı kararlarına karşı “sulh ceza hâkimliğine başvurma” yolu (yeni bir denetim mekanizması) eklenmiştir. Saklama, imha ve kullanımın teknik esaslarının Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının müşterek yönetmeliği ile düzenlenmesi öngörülmüştür. | Anayasa Mahkemesi’nin, genetik verilerin saklanmasına ilişkin “kanunilik” ve “belirlilik” eksikliğine dayalı iptal kararı (E: 2025/141, K: 2025/274). | Genetik verilerin işlenmesinde keyfiyetin önüne geçilir; kişisel verilerin korunması hakkı, şeffaf imha ve saklama prosedürleriyle yasal zemine oturtulur. | Yayım tarihinde |
| 15 | Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 S.K.) | Değişiklik | 231 | Teklif edilen madde ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma alanı, Anayasa’nın 17. maddesi (kişinin dokunulmazlığı) ile doğrudan bağlantılı suçlar özelinde daraltılmıştır. İşkence ve eziyet suçları, HAGB kararının verilemeyeceği suçlar listesine eklenmiştir. Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında değerlendirilen “kötü muamele” suçları için de HAGB uygulanması artık mümkün olmayacaktır. Denetim süresi içinde yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemenin vereceği hükümlere karşı gidilecek itiraz yolunda, itiraz merciinin denetim yetkisi oldukça daraltılmıştır. İtiraz mercii, sadece 11. fıkrada belirtilen “yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği” ve “yeni suç işlenip işlenmediği” koşullarıyla sınırlı olarak değerlendirme yapabilecektir. | Anayasa Mahkemesi’nin, söz konusu suçlarda HAGB uygulanmasının devlete yüklenen “etkili soruşturma ve cezalandırma” usul yükümlülüğü ile bağdaşmadığına dair iptal kararı (E: 2024/98, K: 2025/149). | İşkence ve kötü muamele gibi insan onuruna aykırı suçlarda HAGB mekanizmasının engellenmesiyle, bu suçların failleri hakkında yargılamanın doğrudan infaz edilebilir bir hükümle sonuçlanması sağlanır. | Yayım tarihinde |
| 16 | Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 S.K.) | Ekleme | 247 | Kaçak sanığa, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmesi halinde, bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı getirilmesi teklif edilmiştir. | Anayasa Mahkemesi’nin, kaçak sanık hakkında savunma hakkı güvencesi (etkili bir başvuru yolu) bulunmadığına dair iptal kararı (E: 2024/98, K: 2025/149). | Kaçak sanığın “yokluğunda” hükmedilen güvenlik tedbirlerine karşı, savunma hakkını kullanmak üzere yargılamayı geri açtırma imkânı doğarak “silahların eşitliği” ilkesi güçlendirilir. | Yayım tarihinde |
| 17 | Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 S.K.) | Ekleme | 308 | Teklif ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, yargı yeri ve görevsizlik kararları hariç tüm daire kararlarını kapsayacak şekilde genişletilip inceleme süresi dosyanın teslimi itibarıyla üç aya çıkarılmıştır. Ayrıca, istemde bulunabilecek ilgililerin (sanık, katılan vb.) kimler olduğu yasal olarak netleştirilerek başvuru süreci şeffaf bir yapıya kavuşturulması öngörülmüştür. | İtiraz yolunun işleyişindeki aksaklıkları gidermek; kapsamlı dosyalarda inceleme süresini yeterli kılmak ve hak arama hürriyetini güçlendirmek. | İtiraz mekanizması daha öngörülebilir hale gelir; hak kayıpları azalır ve Ceza Genel Kurulu nezdindeki denetim daha kapsamlı bir yapıya kavuşur. | Yayım tarihinde (Yürürlükten sonra teslim edilen dosyalar için geçerlidir.) |
| 13 | Türk Ceza Kanunu (5237 S.K.) | Fıkra Ekleme / Düzenleme | 158/1-f | Nitelikli dolandırıcılık suçlarında (banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması), banka hesabını veya IBAN’ını başkalarının kullanımına sunan kişiler (IBAN mağdurları/hesap kullandıranlar) için yükümlülükler ve yaptırım esasları netleştirilmiştir. | Banka hesaplarının illegal süreçlerde suistimal edilmesini önlemek, kamuoyunda “IBAN mağduriyeti” olarak bilinen uyuşmazlıklarda hukuki netlik ve caydırıcılık sağlamak. | Hesaplarını başkalarına kullandıran kişilerin cezai sorumluluk sınırları belirginleşir; dolandırıcılık vakalarında finansal takip ve soruşturma süreçleri hızlanır. | Yayım tarihinde |
B. Yargı Teşkilatı, Noterlik ve Mesleki Disiplin
| Madde No | Hangi Kanunda Değişiklik | Değişiklik Türü | Değiştirdiği Madde | Değişikliğin İçeriği | Değiştirilme Nedeni | Etkisi | Yürürlük Tarihi |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 2 | Noterlik Kanunu (1512 S.K.) | Madde Değişikliği | Madde 55 | Noterlik evrak ve defterlerinin daire dışına çıkarılmasını mahkeme veya sorgu hâkiminin kararına bağlayan, örnek taleplerinde “yazı ücreti” tahsilini öngören ve dijital iletim usullerini düzenlemeyen önceki hükmün aksine; yeni düzenleme ile erişim süreci yargı mercilerinin talebi ile sınırlandırılarak basitleştirilmiş, evrakın güvenli elektronik imza ile elektronik ortamda iletilmesi asli usul haline getirilmiş ve söz konusu işlemlerin harç, vergi veya değerli kâğıt bedeli gibi her türlü mali yükümlülükten muaf olduğu hükme bağlanması teklif edilmiştir. | Yargı mercileri ve resmi dairelerle yazışmalarda kırtasiyeciliği azaltmak, soruşturma süreçlerini hızlandırmak, dijital dönüşüme uyum sağlamak ve kamu hizmetinin ücretsiz olduğunu netleştirerek uyuşmazlıkları gidermek. | Noterlik işlemlerinde fiziksel kopyalama zorunluluğu azalır, soruşturma mercilerine evrak erişimi çok daha hızlı hale gelir. Ücret muafiyeti sayesinde kamu kurumları arası işlemlerden kaynaklanan bürokrasi ve maliyet kalemleri tasfiye edilir. | Yayım tarihinde |
| 4 | Danıştay Kanunu (2575 S.K.) | Değişiklik | Geçici Madde 27 | Danıştay daire sayısının kanuni hedeflenen sayıya (10) indirilmesi için öngörülen azami sürenin “on yıl”dan “on dört yıl”a uzatılması suretiyle dairelerin mevcut yapısının korunması temin edilmiş; bununla bağlantılı olarak, daire sayısındaki kademeli azalış süreci boyunca uygulanan “boşalan her iki üyelik için bir üye seçimi” kuralının, mevcut iş yükü ve kadro ihtiyacı gözetilerek 23/7/2030 tarihine kadar askıya alınması ve bu süre zarfında boşalan her bir üye kadrosu için seçim yapılması esasına dönülmesi öngörülmüştür. | Mevcut iş yükü ve daire sayısındaki kademeli azalışın yarattığı operasyonel kısıtları yönetmek. | Daire sayısındaki daralma süreci yavaşlatılır; 23/7/2030 tarihine kadar üye kadrolarının boşalması durumunda doldurulması sağlanır. | 23/7/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde |
| 7 | Adli Tıp Kurumu Kanunu (2659 S.K.) | Yeniden Düzenleme | 26 | İhtisas kurullarına atama şartlarının kanunla netleştirilmesi ve görev süreleri belirlenmesi teklif edilmiştir: Başkan ve üyeler için tıpta/diş hekimliğinde uzmanlık veya doktora derecesi şartı getirildi. Kurul başkan/üyeleri, grup başkanları ve daire başkanları için 4 yıllık görev süresi kurala bağlandı. | Anayasa Mahkemesi’nin, bu tür atama ve görev süresi düzenlemelerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile değil, münhasıran kanunla yapılması gerektiğine dair iptal kararı. | Adli tıp hizmetlerinde akademik/mesleki uzmanlık standardı yasal güvenceye kavuşturulur; görev süreleri belirlenerek idari istikrar ve hukuki belirlilik sağlanır. | Yayım tarihinde (4 yılını dolduranların görevi sona erer; doldurmayanlar süresini tamamlar.) |
| 8 | Hakimler ve Savcılar Kanunu (2802 S.K.) | Ekleme ve Değişiklik | 10 | Eğitim müfredatı ve sınav usulleri yasal düzeyde netleştirilmesi, mazeret sınavı hakkı getirilmesi ve Kriterler (mevzuat, mesleki yeterlilik, temsil, Türkçe) ve puanlama yöntemi detaylandırılması teklif edilmiştir. | Anayasa Mahkemesi’nin “yönetmelikle düzenleme” yetkisine ilişkin iptal kararı doğrultusunda, eğitim ve sınav esaslarının kanunla düzenlenmesi zorunluluğu. | Akademinin eğitim ve sınav süreçlerine ilişkin yetkisi yasal zemine oturtulur; sınavlar için objektif kriterler ve mazeret hakkı gibi eksiklikler giderilir. | Yayım tarihinde |
| 9 | Hakimler ve Savcılar Kanunu (2802 S.K.) | Ekleme | 63 | Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmasının “Uyarma” cezası kapsamına alınması teklif edilmiştir. | Hâkim ve savcıların yargılama faaliyetindeki asli rolünü güçlendirmek, bilirkişilik kurumunu amacına uygun (sadece teknik bilgi) kullanmak ve yargıda hız/ekonomi sağlamak. | Hâkim ve savcıların hukuki değerlendirme yetkilerini bilirkişiye devretmelerinin önüne geçilerek yargılama üzerindeki hâkimiyetleri ve sorumlulukları artırılır. | Yayım tarihinde |
Saygılarımızla,
Balay, Eryiğit & Erten Avukatlık Ortaklığı

